Önce usta gazeteci Vedat Yenerer’in insanı dehşete düşüren makalesini okuyalım, sonra yorum yapalım.
Bir okurum bazı Doğu ve Güneydoğu şehirlerinde, AKP hükümetinin çocuk yapanlara yönelik başlattığı para yardımına dikkat çekerek halkı bu yönde biraz olsun uyandırmamı istiyor. Haksız da değil.. Yapılan yardımların miktarları Milliyet gazetesine göre şöyle:
Her anne adayı için her doğumda 50 YTL
Sağlık yardımı olarak her çocuğa ayda 15 YTL
Her anne adayı için gebeliğin ilk 7 ayında ayda 18 YTL
İlköğretime devam eden erkek öğrencilere ayda 20 YTL
İlköğretime devam eden kız öğrencilere ayda 23 YTL
Ortaöğretime devam eden erkek öğrencilere ayda 28 YTL
Ortaöğretime devam eden kız öğrencilere ayda 39 YTL
Nüfus artışı olmayan, hatta nüfusun azaldığı Avrupa ülkelerinde devlet doğum oranını artırmak için ailelere çocuk başına para yardımı yapar. Fakat bu yardım Türkiye için gereksizdir. Çünkü Türkiye nüfusu hala artıyor. Fakat eğer devlet illaki bir şehre çocuk yardımı yapacaksa, bu şehir doğum oranının düşük olduğu bir şehir olması gerekmez mi? Mesela, Afyon, Kırklareli, Edirne, Giresun gibi...
Muş ilimiz ülkemizdeki doğum oranının en yüksek olduğu illerin başında geliyor. Bu şehirde aile başına ortalama 8 çocuk düşüyor. Bir de bu sene çocuk başına para verilmeye başlandığına göre doğum oranı katlanarak artacaktır. Kaba bir hesapla Muş'ta 8 çocuğu olan ve bu çocuklarının yarısı ilk - orta öğretim öğrencisi olan bir ailenin çalışmaya ihtiyacı yoktur. Devletin verdiği parayla rahatça geçinir ve devletten alacağı paranın artması için her sene bir çocuk daha yapar. Hatta 12-13 yaşına gelen çocuklarını da hemen evlendirip mantar gibi çoğalabilirler. Hükümetimiz de çok memnun olur herhalde…
Bu akıllara durgunluk veren uygulamayı başlatan Tayip Erdoğan ve arkadaşlarına soruyorum:
Aile başına ortalama 2–3 çocuğun düştüğü Ege, Marmara, Karadeniz gibi bölgelere değil de; doğum oranının zaten çok çok yüksek olduğu, çoğunluğu Kürt kökenli nüfusun yaşadığı yerlere çocuk yardımı yapılmasının amacı nedir acaba?
Ben bu işte bir kasıt arıyorum. Türk devletinin yönetimini ele geçirenler resmen Kürt ırkçılığı mı yapıyor, yoksa bilmediğimiz başka bir nedeni mi var? 07.08.2005 VEDAT YENERER
***
Evet, hanımlar, beyler…. Kürtler Türk milletine karşı fare gibi ürüyor. Edirne’den Muğla’ya, Samsun’dan Adana’ya, Erzurum’dan Antep’e kadar her yere yayılıyorlar. Göç ettikleri Türk şehrini, kasabasını, köyünü 20–30 yıl zarfında Kürtleştiriyorlar. Yerli halk ya şehrini kasabasını terk ediyor yahut Kürtlerle karışarak Kürtleşiyor. Önümüzde bu konuda çok örnek var. Doğuda, İç Anadolu’da birçok yerden sonra artık Ege ve Akdeniz sahilleri de tamamen Kürt istilası altında.
Hükümetimiz Kürtlerin daha da çok üremesini resmen teşvik ediyor. Güneydoğuda Kürt nüfusun hakim olduğu şehirlerde çocuk başına para dağıtan devlet, Türk nüfusun hakim olduğu şehirlerde bu parayı dağıtmıyor. Bunlar bilinçli operasyonlardır. Türklerin nüfus artışı durmuş, hatta azalma eğilimindedir.
Başbakanın danışmanlarının, başbakan yardımcısının Kürt olması tesadüf değil. Bu ülkenin hala %80’i Türk, ama mecliste Türkler ancak %40 ile temsil ediliyor. Meclis başkanı bile Manisa doğumlu bir Kürt kökenli. Bakanların, vekillerin yarısı Kürt. Türkiye’de iş adamlarının, otel ve tesis sahiplerinin, lüks otomobillerin sahiplerinin, fabrikatörlerin, bar gazino sahiplerinin, kısacası bu ülkenin kaymağını yiyenlerin çoğu Kürt kökenli ama hala utanmadan fakirlikten ezilmişlikten bahsederler. Her şeyi devletten beklerler, yine de memnun olmazlar. Bugün Diyarbakır, Batman, Siirt gibi illere verilen devlet yardımı Kastamonu, Zonguldak, Kütahya ve Trabzon gibi illerden 3 kat fazladır. İnanmayan araştırsın.
Gazeteden haber: Van’da 68 yaşında bir Kürt, 26 yaşındaki ikinci karısından 13. yavrusunu peydahlamış. Toplam 13 çocuğu, 100 kadar torunu varmış, artık başka çocuk istemiyormuş. Gazeteci, ‘bu kadar çocuğa bu fakirlikle nasıl bakıyorsunuz?’ dediğinde, kürdün cevabı harikaydı. ‘Kaymakamlık gerekli her tür yardımı yapıyor, hiç bir sorunumuz olmuyor’ !
akp ve kürtler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akp ve kürtler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Mart 2009 Perşembe
6 MAYIS “KÜRT NÜFUS ARTIŞINI DURDURUN” EYLEMİ VE İMZA KAMPANYASI
TTBD kurulduğu günden bu yana amacı olan Türkçülük şuurunu güçlendirmek ve bin yıllar önce yurt tuttuğumuz topraklarda ki kesin ve tartışılmaz Türk hakimiyetini korumak amacına uygun olarak, 300 yılı aşkn bir süredir hiç bir tüzel kimliğin cesaret edemediği bir eylemle gittikçe artan bir tehlikeyi ulusunun bilgisine sunmuştur. Sonuç olarak binlerce yeni Irktaşımıza ulaşılmış ve Türkiye´de ulus Devlet fikrini canları pahasına koruyacak kişilerin olduğu dosta düşmana ilan edilmiştir.
Bu Türkçülük tarihinin anlam itibarıyla en önemli eylemi pek tabii öncesinde, sırasın da ve sonrasın da, her tür yol denenerek engellenmeye çalışılmıştır. Ulusumuzun, hiç bir ön hazırlık, duyuru vb. yapılmadığı halde İzmir Kıbrıs Şehitleri Caddesini tamamen özgür iradeleri ile doldurarak vatanına ve değerlerine sahip çıkması Türkün üstün meziyetlerine önemli bir delil olarak başta bölücüler ve Türk düşmanlarının yüzüne atılan sert bir tokat olmuş; ve Türk Milleti, devletine vatanına ve ırkına sahip çıkmıştır.
Büyük şehir Belediye başkanın bizzat yürüttüğü hummalı engelleme çalışmalarına, tüm teşkilatı tutuklama tehditlerine karşın inatla ve inançla devam edilen eylemimiz, ses tertibatımız için gerekli olan elektriğin kesilmesiyle daha da büyümüş ve Türkçüleri durdurmak için başvurulan bu ahlaksız yol da geri tepmiştir. Tüm bu olaylar sırasında ve sonrasın da Şerefli İzmir Polisinin göstermiş olduğu sağduyuya tekrar teşekkür ediyoruz.
Türk düşmanlarının korkusu gerçek olmuştur. Artık Türkçüler sadece düşünmüyor, düşündüklerini hayata da geçirmektedir. Fiilen sokaklara çıkıp “Türkiye Bizimdir” demekte, herkesi de Irkına sahip çıkmaya çağırmaktadırlar..
Hukukları sadece Kürtlere ve teröristlere çalışan sözde insan hakları savunucuları kucaklarında oturdukları ağabeylerinden aldıkları emirle TTBD aleyhine aralarında Çağdaş Hukukçular Derneği ve İzmir Barış Girişimi´nin de bulunduğu birçok sivil toplum örgütü ve bireysel bas vuruyla 34 ayrı suç duyurusunda bulundu! Bu başvurular ve İçişleri Bakanlığı'nın talebiyle açılan dava şu anda halen devam etmektedir.
Bu Türkçülük tarihinin anlam itibarıyla en önemli eylemi pek tabii öncesinde, sırasın da ve sonrasın da, her tür yol denenerek engellenmeye çalışılmıştır. Ulusumuzun, hiç bir ön hazırlık, duyuru vb. yapılmadığı halde İzmir Kıbrıs Şehitleri Caddesini tamamen özgür iradeleri ile doldurarak vatanına ve değerlerine sahip çıkması Türkün üstün meziyetlerine önemli bir delil olarak başta bölücüler ve Türk düşmanlarının yüzüne atılan sert bir tokat olmuş; ve Türk Milleti, devletine vatanına ve ırkına sahip çıkmıştır.
Büyük şehir Belediye başkanın bizzat yürüttüğü hummalı engelleme çalışmalarına, tüm teşkilatı tutuklama tehditlerine karşın inatla ve inançla devam edilen eylemimiz, ses tertibatımız için gerekli olan elektriğin kesilmesiyle daha da büyümüş ve Türkçüleri durdurmak için başvurulan bu ahlaksız yol da geri tepmiştir. Tüm bu olaylar sırasında ve sonrasın da Şerefli İzmir Polisinin göstermiş olduğu sağduyuya tekrar teşekkür ediyoruz.
Türk düşmanlarının korkusu gerçek olmuştur. Artık Türkçüler sadece düşünmüyor, düşündüklerini hayata da geçirmektedir. Fiilen sokaklara çıkıp “Türkiye Bizimdir” demekte, herkesi de Irkına sahip çıkmaya çağırmaktadırlar..
Hukukları sadece Kürtlere ve teröristlere çalışan sözde insan hakları savunucuları kucaklarında oturdukları ağabeylerinden aldıkları emirle TTBD aleyhine aralarında Çağdaş Hukukçular Derneği ve İzmir Barış Girişimi´nin de bulunduğu birçok sivil toplum örgütü ve bireysel bas vuruyla 34 ayrı suç duyurusunda bulundu! Bu başvurular ve İçişleri Bakanlığı'nın talebiyle açılan dava şu anda halen devam etmektedir.
Etiketler:
akp ve kürtler,
kürt nüfus artışı,
kürt nüfusu,
kürtler ve türkler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)